14. hexagram: Büyük sahiplik
大有 Dà Yǒu · Legge: Ta Yu · Alt trigram: Gök, üst trigram: Ateş
Büyük sahiplik, güneşin gökyüzünün en yüksek yerinde durduğu an. Işık bol, her şey görünür, kaynaklar el altında. Ortada tek bir yumuşak çizgi var ve güçlü olanların hepsi ona güvenir. Hexagram bolluğu anlatır, ama asıl yükü onu taşımanın sorumluluğuna bırakır.
Böyle bir durumda çıkar
- İş. Elinde bütçe, ekip, söz hakkı birikmiş. Kararların artık başkalarının işini de etkiliyor.
- İlişki. Ailede ya da çevrende herkesin ihtiyaç anında aradığı kişi sensin. Verdiğin şey çoğalıyor, yükün de büyüyor.
- Kendin. İçinde bir doygunluk ve güven var. Sahip olduklarını gösterme isteği ile sessizce tutma isteği yan yana duruyor.
Trigramlar
Alttaki üç çizgi Gök, üstteki üç çizgi Ateş trigramıdır.


Görseller, trigramların doğadaki imgesinden (gök, göl, ateş, gök gürültüsü, rüzgâr, su, dağ, yer) esinlenen bir eşleştirmedir; I Ching metninin ya da geleneksel yorumun parçası değildir. Hepsi kamu malıdır.
- Gök: Bilinmeyen sanatçı, Dokuz Ejderha, 17. yüzyıl. The Metropolitan Museum of Art, Açık Erişim (CC0).
- Ateş: Katsushika Hokusai, Onmayagashi Seddi'nden Ryōgoku Köprüsü'nde gün batımı, yaklaşık 1830-31. The Metropolitan Museum of Art, Açık Erişim (CC0).
Altı çizgi
Çizgiler alttan yukarı sıralanır. Bir çizginin yorumu, yalnız o çizgi değişen çizgi olarak çıktığında okunur; değişen çizgi yoksa yalnız hexagramın kendisine bakılır.
Alttaki çizgi (bütün)
Bolluğun ilk günleri. Henüz kimse zarar görmedi, sen de kimseye zarar vermedin. Bunun kolay olmadığını bilmek seni korur.
Örnek: İlk büyük maaşı aldığın ay, harcamadan önce kira, borç ve birikim hesabını yapmak.
İkinci çizgi (bütün)
Yükü kaldıracak sağlam bir araba. Kapasite yerinde olunca hangi yöne gidildiği o kadar önemli kalmıyor.
Örnek: Yıllarca biriktirilmiş deneyim sayesinde yeni bir şehre taşınıp orada da kolayca iş bulmak.
Üçüncü çizgi (bütün)
Elindekini kendine saklamadan daha büyük bir amaca sunmak. Bunu yapabilmek içte bir genişlik ister; dar bir kalp bunu taşıyamaz.
Örnek: Kurduğun küçük işin kazancının bir kısmını mahalledeki okulun kütüphanesine ayırmak.
Dördüncü çizgi (bütün)
Gücü gösterişe çevirmeden tutmak. Çok şeyin olduğu hâlde ölçülü kalınca hata yapılmıyor.
Örnek: Terfiden sonra eski arkadaşlarla aynı masada aynı sohbeti sürdürmek.
Beşinci çizgi (kesik)
Yumuşak bir otorite. İçtenlikle davranınca çevredekiler de içtenlikle karşılık verir; yine de yerinde bir ağırlık gerekir.
Örnek: Ailenin büyüğü olarak bayram sofrasında herkesi dinleyip son sözü sakin ama net söylemek.
Üstteki çizgi (bütün)
Zirvede bile destek görmek. Bolluğun en yüksek yerinde alçakgönüllü kalan, yukarıdan da yardım alır.
Örnek: Uzun bir tedaviden sonra iyileşen biri, doktoruna ve hemşirelere teşekkür ederken onların da bundan güç bulduğunu görür.
Klasik metin (James Legge, 1882)
Yargı
Büyük sahiplik, ima ettiği koşullar altında büyük ilerleme ve başarıyla ilişkilidir.
Simge
Gök ve üstündeki ateşin trigramları Büyük sahipliği oluşturur. Üstün insan buna uygun olarak kötüyü bastırır, iyiyi ayırt eder ve göğün bahşettiği erdemli doğaya uyum içinde davranır.
Çizgiler
- Alttaki çizgi. Zararlı olana yaklaşma yok, hata da yok. Kişi konumunun güçlüğünü ve tehlikesini idrak ederse sonuna kadar hata olmaz.
- İkinci çizgi. Yüklü büyük bir araba: hangi yönde ilerlenirse ilerlensin hata olmaz.
- Üçüncü çizgi. Göğün Oğlu'na armağanlarını sunan bir derebeyi. Küçük bir insan bu göreve yetmez.
- Dördüncü çizgi. Kişi büyük kaynaklarını dizginde tutar: hata olmaz.
- Beşinci çizgi. Kişinin samimiyeti bütün diğerlerinin samimiyetiyle karşılanır. Yerinde bir heybet sergilerse iyilik.
- Üstteki çizgi. Kişiye Gök'ten yardım verilir: iyilik, her yönden yarar.
Yalın yorumlar ve örnekler bu sitenindir; "Klasik metin" bölümü James Legge'in 1882 çevirisinden (kamu malı) Türkçeye uyarlanmıştır, sonuç kelimeleri yumuşatılmıştır. Adlar Wilhelm geleneğine yakındır; Türkçede tek bir yerleşik çeviri yoktur.
Bu sayfadaki bilgiler I Ching geleneğine ve Jungian psikolojiye dayanan genel bir anlatımdır. Tıbbi, psikolojik, hukuki ya da mali tavsiye yerine geçmez.