
Dört Takım: Dört Sahne
Tarotun dört takımı Asa, Kupa, Kılıç ve Tılsım'dır. Takım, kartın değdiği alanı söyler. Sayı ve sahne, alanın içinde ne durduğunu. Takım tek başına hüküm vermez.
Yazılar
Jungian psikoloji ve astroloji üzerine yazılar.
Gökyüzü, semboller ve insanın iç dünyası arasında köprü kuran içerikler, denemeler ve rehberler.

Tarotun dört takımı Asa, Kupa, Kılıç ve Tılsım'dır. Takım, kartın değdiği alanı söyler. Sayı ve sahne, alanın içinde ne durduğunu. Takım tek başına hüküm vermez.

Yansıtma, kişinin kendi içindeki bir özelliği farkında olmadan başkasında görmesidir. Her öfke yansıtma değildir. Gölge içeriktir. Yansıtma, içeriğin konduğu yerdir.

Bir hexagram metni yargı, imge ve çizgilerden oluşur. Önce ana hexagram, sonra değişen çizgi, en son sonuç hexagram okunur. Sonuç, olacak olan değildir.

Ay düğümleri, Ay yörüngesinin Güneş yolu ile kesiştiği iki noktadır. Biri alışılmış tepki, öteki karşı kutuptur. Geçmiş yaşam iddiası metnin zorunlu sonucu değildir.

Anima ve animus, Jung'un karşı cinse ait iç imge için kullandığı adlardır. Bugün daha çok, kişiden uzak kalmış yanın adı olarak okunurlar. İmge, kişi değildir.

Açı, iki gezegen arasındaki mesafenin adıdır. Kavuşum, altmışlık, kare, üçgen ve karşıtlık iki işlevin nasıl değdiğini söyler. Açı tek başına hüküm vermez.

Yükselen, doğum anında doğu ufkunda duran burçtur ve saate bağlıdır. Yaklaşık iki saatte bir değişir. Saat yoksa ev ve yükselen kesin sayılmaz.

Yin ve yang iyi ile kötü değildir. Biri açar, biri taşır. I Ching'de bütün ve kesik çizgi olarak dururlar. Uç nokta, ötekine döner.

Üç kartlık açılım, bir durumun başını, ortasını ve sonunu üç imgeyle kurar. Bu sitede pozisyon yoktur. Kartlar aynı soruya bakar. Metin, gelecek haberi değildir.

Satürn dönüşü, Satürn'ün doğum anındaki yerine yaklaşık 29,5 yılda geri gelmesidir. Gökbilim bir turdur. Astroloji bu turu, yapının sınandığı bir aralık olarak okur.

Persona, dünyaya gösterilen toplumsal yüzdür. Gölge, bu yüze sığmayan işleyiştir. Biri katılaştıkça öteki birikir. Birikim, patlamada ve tekrar eden ilişkide görünür.

Ev, gezegenin işlevinin yaşandığı sahnedir. Burç niteliği söyler, ev ise alanı. Köşe ev, boş ev ve doğum saatinin sınırı bu ayrımda durur.

Kolektif bilinçdışı, Jung'un kişisel deneyimden bağımsız saydığı ortak katmandır. Arketip, bu katmanın hazır resim değil, imgeye açık kalıbıdır. Kalıp, kişi değildir.

Jung, I Ching'i bir psikoloğun merakıyla okudu. Senkronisite, neden-sonuç bağı olmadan anlam bakımından denk düşen iki olayın adıdır. Bir yasa değildir.

I Ching bir durum kitabı olduğu için evet-hayır ve gelecek sorusu metni daraltır. Tekrar atış, ters çizgi sırası ve emir gibi okuma da aynı kapıdandır.

Tarot bir durumun sahnesini resmeder. I Ching bir durumun hareketini çizgiyle kurar. İkisi de rastlantıyı bir ayna diye okur. İkisi de gelecek haberi vermez.

Geri hareket, gezegenin gökte geri gidiyormuş gibi görünmesidir. Psikolojide bu aralık, ertelenen kararın ve otomatik tepkinin yeniden göründüğü bir içe dönüştür.

Natal harita, doğum anındaki gökyüzünün sembolik dilidir. Gezegen psişenin işlevini, burç niteliğini, ev sahneyi, açı ise iki işlevin değmesini söyler.

Gölge, bilinçli benlik imgesine sığmayan işleyiştir. Natal harita bunu bir hüküm diye değil, hangi dürtünün hangi sahnede kaldığını gösteren bir dil diye okur.

Ay, psişenin ilk tepkisini ve güven arayışını anlatır. Güneş bilinçli yönelişi söyler. İkisi birlikte okunur. Ay'ın burcu, tepkinin niteliğidir.