Hikâye
Bugün bildiğimiz hikâye tek bir yerde yazılmaz. Parça parça birikir.
İlk iz Mezopotamya metinlerindedir. Lilitu adı, geceleri dolaşan rüzgâr ve hastalık ruhlarına verilir. İbranice Kutsal Kitap'ta İşaya 34:14, çölde yaşayan yaratıkları sayarken lilit sözcüğünü bir kez kullanır. Talmud'da Lilith uzun saçlı, kanatlı bir gece yaratığıdır.
Bugünkü hikâye, 8. ile 10. yüzyıl arasında yazılan Ben Sira'nın Alfabesi'nden gelir. Tanrı Adem'i topraktan yaratır. Ona bir eş yaratır, yine topraktan: Lilith. İkisi hemen tartışır. Adem "yatağa sen alta yat" der. Lilith "ben senin gibi topraktan yaratıldım, eşitiz" der. Reddeder. Tanrı'nın adını söyler. Havalanır. Kızıldeniz kıyısına gider. Tanrı üç melek yollar. Geri dönsün diye. Lilith dönmez. Melekler tehdit edince yemin eder. Yeni doğan çocuklara zarar verecektir. Meleklerin adı yazılı bir tılsımın bulunduğu eve girmeyecektir. Adem'e sonra Havva yaratılır.
Bu hikâye Yaratılış kitabındaki Adem ve Havva anlatısında yer almaz. Ben Sira'nın Alfabesi'nin ciddi bir dinî metin mi, bir hiciv mi olduğu hâlâ tartışılır.
Gökyüzünde
Haritadaki Lilith bir cisim değildir. Bir noktadır. Ay'ın yörüngesi daire değil, elipstir. Ay Dünya'ya en uzak olduğu noktaya apojee denir. Lilith bu noktanın burçtaki yeridir. Yaklaşık 8,85 yılda bir turunu tamamlar. Eğilmeyen, uysallaşmayan yan burada aranır.
Adı bir yanlışlıktan gelir. Hamburg'lu bir amatör gökbilimci 1898'de Dünya'nın görünmeyen ikinci bir uydusu olduğunu ileri sürer. Astrolog Walter Gorn Old, Sepharial adıyla bu fikri benimser. 1918 dolaylarında ona Lilith adını verir. Gökbilim böyle bir uydu kaydetmez. Ad kalır. Bugün haritada kullanılan şey Ay'ın apojeesidir. Kitaplarda bu noktayla anılan temalar, bastırılan ve uysallaşmayan yanlardır.
Jung ne görüyor
Jung kendi yazılarında Lilith'e neredeyse yer vermez. Jungcu okuma sonraki kuşaklardan gelir. Siegmund Hurwitz, Zürih'teki Jung Enstitüsü'nden, Lilith, die erste Eva (1980) kitabında Lilith'i Adem'in bastırdığı kadınsı yönün imgesi diye okur. Bu okumada bastırılan şey yok olmaz. Başka bir biçimde döner. Reddedilen kadınsı güç geceye ve korkuya dönüşür.
Bu Jung'un cümlesi değildir. Mitin kendisi de bunu söylemez. Hikâyede Lilith'in kendi sesi sınırlıdır. Onu başkalarının anlatısıyla tanırız.
Hermeneutik bakış
Lilith, bir hikâyenin zaman içinde nasıl büyüdüğünü gösterir. Mezopotamya'da bir hastalık ruhudur. Talmud'da bir gece yaratığıdır. Orta Çağ'da Adem'in ilk karısı olur. 1970'lerde Yahudi feministler ona yeni bir anlam verir. 1976'da kurulan, adını Lilith'ten alan bir dergi, onu eşitlik isteyen ve bu yüzden dışlanan ilk kadın olarak sahiplenir.
Her çağ kendi sorusunu sorar. Mezopotamya hastalığın kaynağını sorar. Orta Çağ yazarları kadının itaatini sorar. Yirminci yüzyıl feminizmi eşitliği sorar. Sonradan eklenmiş bir hikâye, bu eklemelerden güç alır. Eklemeler ayırt edilir. Ben Sira'nın Lilith'i ile Mezopotamya'nın lilitu'su aynı kişi değildir. Aynı adı taşırlar.
Bir hikâye sonradan eklenmişse, o çağın kendisini anlattığı bir yer sayılır mı?
Kaynaklar
- İşaya 34:14 ve Babil Talmudu, Eruvin 100b, Niddah 24b
- Ben Sira'nın Alfabesi (8.-10. yüzyıl)
- Siegmund Hurwitz, Lilith, die erste Eva (1980)
- Sepharial (W. G. Old), Kara Ay Lilith, 1918 dolayları
- Lilith dergisi (1976'dan beri)
