Hikâye
Diğer kentaurlara benzemez. Kronos, karısı Rhea'dan kaçarken at kılığına girer. Okyanus kızı Philyra'ya yaklaşır. Doğan çocuk yarı insan yarı attır. Bazı anlatılara göre Philyra bu görüntüden dehşete düşer. Kendini bir ıhlamur ağacına çevirmesini ister. Diğer kentaurlar vahşiliğiyle anılır. Chiron bilgeliğiyle anılır. Pelion Dağı'nda bir mağarada öğretmen olur.
Öğrencilerinin listesi uzundur. Achilles, Jason, Asklepios, Herakles. Şifa sanatını Asklepios'a o öğretir. Kendisi hem ölümsüzdür hem şifacı.
Yarası bir kazadır. Bir kentaurun mağarasında şarap yüzünden kavga çıkar. Herakles, Hydra'nın kanıyla zehirlenmiş oklarını kentaurlara yöneltir. Bir ok önce Elatos adlı bir kentaurun koluna saplanır. Oradan Chiron'un dizine geçer. Hedef Chiron değildir. Yara kapanmaz. Hydra zehri öldürür. Chiron ölümsüzdür. Zehir onu öldürmez. Ölmesine de izin vermez. Acı sonsuza dek sürecektir.
Sonunda bir pazarlık yapar. Prometheus ateşi insanlara verdiği için Zeus onu kayaya zincirlemiştir. Chiron ölümsüzlüğünü Prometheus'un yerine bırakır. Böylece ölebilir. Prometheus özgür kalır. Ovidius, Chiron'un göğe yerleştirildiğini anlatır. Antik kaynaklarda bu, Centaurus takımyıldızıdır. Bazı anlatılar Yay'ı da ona bağlar.
Gökyüzünde
Cisim 1977'de Charles Kowal'ın Palomar Gözlemevi plakalarında bulunur. Yörüngesi Satürn ile Uranüs arasında geçer. Yaklaşık elli yılda tamamlanır. Önce asteroit sanılır. Sonra çevresinde toz kümesi görülür. Kuyruklu yıldız gibi de davranır. Gökbilimciler bu tür cisimlere, onun adına, kentaur der.
Astrolojide adı yaralı şifacı ile anılır. Konum, incinmenin durduğu yeri ve aynı yerde başkasına yönelen yardımı düşünmek için kullanılır. Bu okuma yenidir. Kırk yıllık bir gelenektir. Antik kayıtlara dayanmaz. Satürn'ün düzeni ile Uranüs'ün yeniliği arasında durması da sonradan eklenen bir okumadır.
Jung ne görüyor
Jung, psikoterapi yazılarında yaralı hekim fikrine döner. Derine inen her tedavinin yarısı, hekimin kendini incelemesinden oluşur. Yalnız kendisi de yaralı olan iyileştirir. Hekimin kendi yarası, iyileştirme gücünün ölçüsüdür. Jung bunu Yunan yaralı hekim mitine bağlar. Karl Kerényi Asklepios kitabında hekimliğin arketip imgesini bu mitin çevresinde genişletir. Asklepios'un öğretmeni Chiron'dur.
Jungcu çizgide vurgu, hekimin kendini incelemesindedir. Yarasını görmeyen hekim, yarayı karşısındakinde arar.
Hermeneutik bakış
Paul Ricoeur buna şüpheyle okumak der. Freud, Marx ve Nietzsche metnin söylediğinin arkasında başka bir şeyin işlediğinden şüphelenir. Chiron hikâyesi üç biçimde okunur.
- Antik okuma: Yara bir kazadır. Chiron'un suçu yoktur. İlaç yoktur. Çare yalnız ölümdür, yani sınırı kabul etmek. Hikâye teselli vermez.
- Jungcu okuma: Yara, şifacının gücünü verir. Kendi acısını tanıyan, başkasının acısını ciddiye alır.
- Şüpheli okuma: "Yaran armağandır" cümlesi çoğu zaman acı çekene bir şey satmak için kullanılır. Mitte Chiron'un yarası hiçbir şeye dönüşmez. Ödül getirmez. Yara yalnız son bulur. Yara armağan ilan edilince, ölemeyen acı görünmez olur.
Üçü de metinde bir şey bulur. Üçüncüsü, ilk ikisinin neyi atladığını gösterir. Okumayı bitirmek yetmez. Okumanın içindeki seçimi görmek gerekir.
Bir yara ne zaman armağandır, ne zaman yalnızca yaradır?
Kaynaklar
- Apollodoros, Bibliotheke II.5.4 (Herakles'in okları, Chiron'un ölümsüzlüğünü bırakışı)
- Ovidius, Fasti V (Chiron'un göğe yerleştirilişi)
- Pindaros, Pythia III (Chiron ve Asklepios)
- C. G. Jung, "Fundamental Questions of Psychotherapy" (Collected Works 16, yaralı hekim)
- Karl Kerényi, Asklepios: Archetypal Image of the Physician's Existence (1959)
- Paul Ricoeur, Freud and Philosophy (1965; şüphe hermeneutiği)
- Chiron'un keşfi: C. T. Kowal, Palomar Gözlemevi, 1977
